Anasayfa | Şiir Ekle | Şair Ekle | İletişim

a | b | c | ç | d | e | f | g | h | ı | i | j | k | l | m | n | o | ö | p | r | s | ş | t | u | ü | v | y | z


vay kurban  

dağlarının , dağlarının ardı ,  
nazlıdır .  
uçurum kıyısında incecik bir yol  
gider dolan - dolana ,  
bir hastan vardır , umutsuz ,  
belki ayşe , belki elif  
endamı kuytuda başak ,  
memesinin , memesinin altında ,  
bir sancı ,  
bir hayın bıçak . . .  
 
ölüm bu ,  
fukara ölümü  
geldim , geliyorum demez .  
ya bir kuşluk vakti , ya akşam üstü ,  
ya da seher , mahmurlukta ,  
bakarsın , olmuş olacak .  
bir hastan vardı umutsuz ,  
hayreti uykularda ,  
hayreti soğuk sularda .  
gayrı , iki korku çiçeğidir gözleri ,  
iki mavi , kocaman korku çiçeği ,  
açar , derin kuyularda . . .  
 
dağlarının , dağlarının ardı korkunçtur .  
hiç akıl edip de düşünen var ?  
gün kimin hesabına tutar akşamı ,  
rahmetinden kim demlenir bulutun ,  
hayırlı evlat makina  
nasıl canavar kesilir .  
kurdun , karıncanın rızkını veren  
toprak nasıl ayartılır ,  
yüz vermez topal öküze ,  
ve almaz koynuna kara sabanı .  
 
sepetçioğlu'm bir kömür işçişidir ,  
mavzer değil , kürek tutar urfalı nazif  
mal , haraç - mezattır ,  
can , pazar - pazar .  
kırmızı , ak ve esmer ,  
yumuşak ve sert buğdayları  
yaratan ellerin sahibidir bu ,  
kör boğaz , nafaka uğruna ,  
haldan düşmüş , tebdil gezer . . .  
 
dağlarının , dağlarının ardı ,  
nasıl anlatsam . . .  
ağaçsız , kuşsuz , gölgesiz .  
çırılçıplak ,  
vay kurban . . .  
'' kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda . ''  
yiğitlik , sen cehennem olsan da bile  
fedayı kabul etmektir ,  
cennet yapabilmek için seni ,  
yoksul ve namuslu halka .  
bu'dur ol hikayet ,  
ol kara sevda .  
 
seni sevmek ,  
felsefedir , kusursuz .  
imandır , konkunç sabırlı .  
ip'in , kurşun'un rağmına ,  
yürür , pervasız ve güzel .  
sıradağları devirir ,  
akan suları çevirir ,  
alır yetimin hakkını ,  
buyurur , kitabınca . . .  
 
gün ola , devran döne , umut yetişe ,  
dağlarının , dağlarının ardında ,  
değil öyle yoksulluklar , hasretler ,  
bir tek başak bile dargın kalmayacaktır ,  
bir tek zeytin dalı bile yalnız . . .  
sıkıysa yağmasın yağmur ,  
sıkıysa uykudan uyanmasın dağ .  
bu yürek , ne güne vurur . . .  
kaçar damarlarından karanlık ,  
kaçar , bir daha dönemez ,  
sunar koynunda yatandan ,  
hem de mutlulukla sunar  
beynimizin ışığında yeraltı .  
 
her mevsim daha genç , daha verimli ,  
sunar , pırıl - pırıl , sebil ,  
ömrünün en güzel aşk hasadını ,  
elimizin hünerinde yeryüzü .  
dolu sofra , gülen anne , gülen çocuklar ,  
bir'e on , bir'e yüz'le akşama gebe  
şafakla doğan işgücü .  
yalanım yok , sözüm erkek sözüdür ,  
olm kitapta böylece yazılıdır ,  
ol sevda , böyledir çünkü . . .  

ahmed arif  



(718 kez okundu)

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25
-
26-27-28-29-30-31-32-33-34-35-36-37-38-39-40-41-42-43-44-45-46-47-48-49-50
-
51-52-53-54-55-56-57-58-59-60-61-62-63-64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-74-75
-
76-77-78-79-80-81-82-83-84-
site map (RSS)

Sitede yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir.
www.siir-sair.com

 
Şiir: 2811

şiir
ve
şarkı sözü
sitesi

siir-sair.com

ahmed arif
1927 yılında - diyarbakır'da doğdu . bir süre , a . ü . dil ve tarih - coğrafya fakültesi felsefe bölümünde okudu . siyasî düşünceleri yüzünden hapis yattı . şiirlerinde folklorik unsurları kullandı . 1991 öldü .